Nam-ı Kör
Vapurun üstünde, suya en yakın yerde durdum,
Denizin üstünde yürüyebileceğimi düşündüm.
Güneş köşesine çekilmek üzereydi,
Martılar koşuşuyordu vapurun ardından,
Ama sürüsünü koruyan köpekler gibi değil,
Sanki mahallesine ilk defa araba gelen,
Küçük çocuklar gibi.
Bizim çocuklarsa ekmek atıp martılara,
Onların ekmek kavgalarından eğlence çıkarıyorlardı.
Bende cebimdeki son bozukluğu attım martılara,
Almadılar…
Kanatlarım olsa bende almazdım,
Ekmek elden, su gölden,
Özgürlüğe çırpardım kanatlarımı.
Ama ne kanatlarım var, ne de özgürüm.
Özgürlüğümüzü paraya değiştiğimizden beri,
Körelmeye başlamış kanatlarımız.
Tıpkı tavuklar gibi, tembellikten mi bilmem,
Körelttik kendimizi.
Adı kümes, kendi kafes bir dünya yarattık.
Kendimizi içine hapsettik.
29.08.2006
İzlenme: 48 Görüntüleme
Puan:
Puan:
Ekleyen: admin
Yorumlar
Yorum Yaz