Bir diri, bir ölü, bağrıma bastım;
Hayal mi ?.. gerçek mi ?.. halime şaştım;
İnan ki uğruna, her gün savaştım;
Elveda demeden nasılda gittin !?..
Hem niye; kırkbeş gün bin çile çektin ?!..
Dünya gözüne gün, gösteremedim;
Bir kere elimle, besleyemedim;
Allayıp pullayıp süsleyemedim;
Ansızın.. vedasız sır olup gittin;
Giderken gönlüme hüzünler ektin..
Gözlerin mavi de, bahtın karaymış;
Anladım, hasretin, onmaz yaraymış;
Sorarım ; bu dünya kime saraymış ?!..
İçimde bir zindan, güneşse sürgün,
Sen bir ölüp, beni, hergün öldürdün !..
İç içe sorular, çatlıyor kafam;
Ruhumu eritir bin türlü efham;
Acaba diyorum, benim mi hatam !?..
Üstüme düşeni; yapamamışım,
Demek ki, ben baba olamamışım …
Sonsuz bir çilenin, ortasındayım
Saatler mengene; arasındayım
Bu günden, yarının sonrasındayım
Bir nefeslik ömür, bütün servetim;
Tariften çok uzak, şimdi kasvetim…
Gönlümde bir kor var; aklıma ziyan,
Takvimden öğrendim, mevsim yaz imiş..
Hakikat gün gibi, oldumu ayan;
Son görev; bir dua, bir niyaz imiş..
Ölüm Hak; Kur’an da zikrolan beyan,
Günahsız, ölüme, gülmek haz imiş..
VUSLAT’ım gelecek, ha gönlüm dayan;
Pasaport; imamsız, son namaz imiş…
Puan:
Yorumlar
Yorum Yaz